Resim Yok
Yetim Çocuğu

Yetim Çocuğu

Medine-i Münevvere de o nurlu şehirde bir bayram sabahı varlığı ile kainatın bayram ettiği Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bayram namazından çıkt ve bayram sabahı oynamakta olan çocukları gördü.

Ancak bir çocuk vardı ki diğer oynayan çocuklardan ayrı bir yerde duruyor ve ağlıyordu. Bu görüntü karşısında o merhamet ve şefkat kaynağı rauf ve rahim olan Yüce Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem çocuğa sordu:

– Yavrum seni böyle ağlatan nedir ?

Çocuk soruyu soranın kim olduğunu bilmeksizin benim derdim zaten bana yetiyor babam Resulullah’ın gazalarından birinde şehit oldu. Annem yalnız kalınca bir adam ve evlendi.

O da hayırsız çıktı evimize aldı, malımızı yedi  ve işte gördüğün halim çıplağım, açım, hüzünlü ve düşkünüm ne zaman ki bayram geldi  ve bayram kıyafetli çocukların oynadığını gördüm hüznüm  tazelendi ve ağladım.

Ümmetinden birisinin en ufak bir mutsuzluğu ile mutsuz olan ve ümmetine çok düşkün bulunan Hz Peygamber çocuğa buyurdular ki :

-Yavrumister misin ki baban ben olayım. Ayşe annen olsun. Fatma ablan, Ali amcan, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin olsun ister misin. Bu hitabı işiten garibim şehit çocuğu, konuşanın kim olduğunu anladı da feryatt ile:

-Aman yaresullallah nasıl kabul etmem, nasıl istemem. Sizi şimdi tanıyabildim ve Resullallah hz. ile o şehit çocuğu

beraberce el ele hani saadete kutlu eve gönderdiler. Orada yemek yedi ve  Resulullah tarafından bayramlık elbiseler giydirildi.

Bu yetim çocuğun ismi Bucayirken, efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu ismi Beşir olarak değiştirdi. Artık karnı tok güvende olan Beşir güle oynaya arkadaşlarının yanına gider.

O yeni hali ile tekrar oyun oynayan çocukların arasına gittiğinde çocuklar dediler ki az önce aramızda dikilip duruyordun ağlıyordun. Şimdi ne oldu da gülüyor oynuyorsun çocuk onlara cevap verdi.

Demin açtım şimdi doydum, çıplaktım giydirildim, annesiz ve babasızdım şimdi Resulullah gibi bir babaya sahip oldum. Ayşe annem oldu ,Fatma ablam oldu.

Ali amcam oldu, Hasan da Hüseyin kardeşlerim oldu. Nasıl gülmem nasıl bayram etmem çocuklar hep bir ağızdan feryat ettiler. Ah keşke bizim de babalarımız rasulullah’ın beraberinde gazaya katılıp da şehit olsalardı.