Resim Yok
Sindirella

Sindirella

Bir zamanlar karısı hasta olan zengin bir adam varmış. Sonunun yaklaştığını hisseden kadın, tek kızı olan Sindirella’yı yatağının yanına çağırmış.

Anne:

-Sevgili kızım, öldüğüm zaman iyi ve saygılı ol ve tanrı her zaman seni korur, bende seni gökyüzünden seni izleyeceğim ve daima yanında olacağım.

Gözlerini kapamış ve ölmüş. Güzel kız, her gün annesinin mezarının yanına gitmiş ve ağlamış. Sindirella’nın babası işi, yüzünden çok seyahat edermiş. Sindirella’yı düşünüp, ilgileneceği biri olsun diye yeniden evlenmeye karar vermiş. İki genç kızı olan bir dulla evlenmiş. Sindirella kötü üvey annesi ve iki merhametsiz üvey kız kardeşi ile yaşamış.

Sindirella’ya çok kötü davranmışlar. Onların hizmetçisi olarak ev işlerini yaparak büyümüş. Bir gün Sindirella yerleri siliyormuş.

İki kız kardeşi oturmuş aç gözlülükle meyve yiyorlarmış. Yedikten sonra kız kardeşlerden biri kabuklarını yere fırlatmış. Üvey anne misafir odasına gelmiş ve kirlenmiş yeri görmüş.

Üvey Anne:

-Sindirella! Çabuk temizle şurayı, seni tembel kız! Hiçbir şeyi doğru düzgün yapamaz mısın?

Sindirella:
-Peki anne! Yaparım, çok üzgünüm.
Sindirella yemekleri yapıp bulaşıkları da yıkıyormuş.

Sindirella:
-Biraz yemek yiyebilir miyim anne?

Üvey Anne:
-Biz bitirdikten sonra artanları yiyebilirsin!

Ve Sindirella başlamış ağlamaya.

Üvey Anne:
-Off! Yine aynı dıramaya başlama! Önce git bulaşıkları yıka!

Sindirella bütün tabakları yıkamış. Onu tavan arasına yatırıyorlarmış. Her gece ağlıyor ve aç uyuyormuş. Sindirella’yı gören küçük fareler ve kuş, onun için üzülmüşler ve arkadaşı olmuşlar.

Bir gün kral büyük bir parti vermeye ve şehirdeki herkesi çağırmaya karar vermiş. Kral oğlunun evlilik için güzel kızlardan birini seçmesini istiyormuş. Kral sarayındaki büyük balo için tüm genç kızlara davetiye yollamış.

Tellal:
-Krallıkta yaşayan halk! Kralınız size mesaj yolladı, herkes önümüzdeki hafta cumartesi yapılacak olan büyük baloya davetlidir. Bu sırada prens için bir prenses seçilecektir.
Halk:-Yaşasın… Oley… Yaşasın…

Herkes mutluluktan ve sevinçten zıplıyormuş. Sindirella da mutlu ve heyecanlıymış. O da sarayı görmek istiyormuş. Sindirellanın kardeşleri büyük bir çabayla baloya için hazırlanmaya başlamış.

Üvey Anne:
-Hadi kızlar, balo için hazırlanmaya başlayın! Prensin ikinizden biri ile evlenmesini istiyorum! Ve sen Sindirella! Onların hazırlanmalarına yardım et, kızlarım prensesler gibi olmalı. Birisi yakında prensle evlenecek.

Drizella:
-Ah anne, prens benimle evlenecek.

Anastasia:
-Sindirella saçımı yap ve giyinmeme yardım et!

Drizella:
-Hayır Sindirella önce buraya gel, pensle ben evleneceğim.

Sindirella çok iyiymiş. İki kardeşine de yardım etmiş.

Sindirella:
-Keşke bende gidebilseydim. Bende gelebilir miyim? Sarayı görüp baloya katılmayı çok istiyorum!

Üvey Anne:
-Buna imkân yok. Ha ha ha… Şu haline bak! Giyeceğin bir elbisen bile yok! Herkes seninle alaya eder ve utancından yerinden dibine girersin. Böyle bir soruyu nasıl sorabiliyorsun.
Kız kardeşleri ve annesi büyük balo için gitmişler. Sindirella yalnız kalıp ağlamış. Birden annesinin gelinliğini sakladığını hatırlamış. Gelinlik yırtıkmış. Dikmeye başlamış. Küçük arkadaşları kuş ve fareler de ona yardım etmeye başlamış.

Sindirella:
-Bu belli ki çok uzun sürecek. O zamana kadar parti bitmiş olur.

Aniden iyilik meleği belirivermiş!

İylik Meleği:
-Lütfen ağlama çocuk. Seni baloya göndereceğim.

Sindirella:
-Ne! Sende kimsin? Bu nasıl olabilir ki? Bu elbise yırtık ve baloda giyecek hiçbir şeyim yok.

İylik Meleği:
-Sen hiç merak etme tatlı çocuk.

İylik meleği Sindirella’ ya sihir yapmış. Sindirella’ nın eski elbiseleri güzel ve yeni elbiselere dönüşmüş ve ayaklarında da camdan ayakkabılar belirmiş. Kuş ve fare arkadaşları bal kabağının üzerinde zıplıyormuş. İylik Meleği bal kabağını güzel bir atlı arabaya dönüşmüş. Fareler arabayı çekecek atlar, kuş da arabacı olmuş.

Sindirella:
-Ama iyilik meleği, üvey kız kardeşlerim ve üvey annemde orda olacak. Beni görürlerse çok kızarlar!

İylik Meleği:
-Merak etme, seni tanımalarına izin vermeyeceğim.

Sindirella:
-Teşekkür ederim iyilik meleği, çok iyisiniz!

İylik Meleği:
-Ama unutma çocuğum, bu büyü sadece gece yarısına kadar geçerli. O zamana kadar eve dönmeyi unutma!

Sindirella:
-Evet iyilik meleği, eve dönmeyi unutmayacağım.

El sallamış ve baloya doğru yola çıkmış. Baloya girerken bütün herkes dönüp ona bakmış. Üvey kız kardeşleri ve üvey annesi onu tanıyamamışlar! Yakışıklı prens ona bakmış ve gördüğü anda ona aşık olmuş. Ona doğru yaklaşmış.

Prens:
-Merhaba güzel bayan. Bu dansı bana lütfeder misiniz?

Sindirella:
-Evet, tabi ki!

Prens başka kimseyle dans etmemiş. Gözlerini Sindirella’dan alamıyormuş. Sindirella bütün gece pres ile dans ettiğinden neredeyse saatin gece yarısına geldiğini unutuyormuş. Aniden iyilik meleğinin sözlerini hatırlamış. Gözü saate takılmış.

Sindirella:
-Artık eve gitmeliyim!

Prens:
-Ama biz daha seninle…

Sindirella koşarken cam ayakkabılarından biri ayaklarından çıkmış. Geri dönüp alacak zamanı yokmuş ve o anda prensin arkasından koştuğunu görmüş, hemen arabaya binip uzaklaşmış. Prens ayakkabısını görmüş ve hemen almış.

Prens:
-Neden kaçıp gitti?

Saat on iki olmuş, yoldayken araba kaybolmuş ve tekrar balkabağına dönüşmüş. Kestirme yola girip koşmaya başlamış ve sonunda eve ulaşmaya başarmış.

Prens:– Bütün ülkeyi aramam gerekse bile onu mutlaka bulacağım. O kızla bir şekilde tanışmak zorundayım. Prens onu tekrar görmekte kararlıymış. Adamlarını onu aramaya yollamış. Tüm kapıları çalmışlar. Evlerde bulunan bütün kızlar ayakkabıyı deniyormuş ama hiçbirinin ayağına olmuyormuş. Sonunda Sindirella’nın evine gelmişler.
Üvey Anne:-Hoş geldiniz lordum!

Komutan:
-Leydim söyler misiniz evinizde baloya gelmiş herhangi bir kız var mı?

Üvey Anne:
-İki kızımda dün geceki baloya katıldı!

Komutan:
-Kızlarınızı çağırır mısınız lütfen? Bu ayakkabıyı denilecekler! Bu ayakkabıyı deneyecekler. Biz bu ayakkabıyı giyen kızı arıyoruz.

Üvey Anne:
-Aaa! Kızlarımdan bir o ayakkabıyı giymiş olabilir. Hemen çağırıyorum. Kız kardeşler ayakkabıyı denemiş, ayaklarını sığdırmaya çalışmışlar ama ikisine de olmamış.

Prens:
-Evde başka biri var mı?

Üvey Anne:
-Hayır! Hayır! Benim sadece iki tane kızım var!

Üvey annesi ayakkabıyı deneyemesin diye Sindirealla’ yı tavan arasına kilitlemiş.

Komutan:
-Bütün evi aramak zorundayız!

Adamlardan bir tavan arasına giden kapıyı bulmuş ve kilit ve kilitli olduğunu gömüş.

Asker:
-Acaba burada kimse var mı?

Üvey anne onu takip etmiş.

Üvey Anne:
-Hayır! Hayır! Orada kimse yok! Burada zaman kaybetmenize gerek yok lordum!
Adam kilidi kırmış ve içeri girmiş. Pencerenin yanın da oturan kızı görünce şaşırmış.

Asker:
-Ben burada bir kız buldum!

Prens ve adamları kıza yaklaşmışlar ve ayakkabıyı denemesini istemişler. Ayakkabı Sindirella’nın ayağına tam oturmuş.

Üvey Anne:
-Aaa! Hayır! Hayır! Hayır!

Prens:
-Sonunda seni buldum. Adını sorabilir miyim?

Sindirella: -Sindirella!

Prens derhal dizinin üzerine çökerek ona evlenme teklifi etmiş.

Prens:
-Sindirella benimle evlenir misin?

Sindirella:
-Evet! Evet! Prens onun elini avucunun içine alıp öpmüş. Sonra Sindirella’yı da alarak saraya dönmüş. Kral ve kraliçe, Sindirella ile tanıştıklarına mutlu olmuşlar. Sindirella’nın babasını düğünü konuşması için davet etmişler. Sindirella ve prens evlenmiş ve sonsuza dek mutlu yaşamışlar.