Peri Masalları

Kazan doğurdu – kazan öldü

Kasabada tefeci bir adam varmış. Başı sıkışan birine para verirse getirdiği güne göre faizini hesaplayıp alırmış.Günün birinde bir komşusu bu tefeciden büyük kazanını emanet istemiş. Almış. İşini görmüş. İade ederken de içine bir küçük kazan koymuş. Sahibi emin olmak için sormuş.- "Bu tencere ne?"Komşusu;

Sen beğendin – ben doldurdum

Nasreddin Hoca , "İnsanlar nefislerinin istediklerini düşünmeden yapmamalıdırlar. Nefsinizin beğendiği her şey ahirette önünüze geldiğinde , ondan kaçmak, kurtulmak isteseniz de kurtulamazsınız," diye bir vaaz etmiş.Ertesi gün birkaç köylü arkadaşı ile beraber, kasabaya pazara gitmek üzere yola koyulmuşlar. Tabii o zaman

Buna değmiş, buna değmemiş

Nasreddin Hoca'nın komşusunun iri yarı toy bir delikanlı olan oğlu, sıcak bir yaz gününde ormana gidip odun hazırlamağa karar vermiş. Gittiği baltalık ormanda su yokmuş. Herkes heybesine bir testi su koyar öyle gidermiş. Delikanlı ise, "Su testisini taşıyacağıma iki üç karpuzu taşırım, daha iyi olur. Nasıl olsa dönüşte

Ben küçük yangınlara karışmam

Kasabanın en zenginlerinden olan Murat ağa, kendisinin çok akıllı olduğu için servet sahibi olduğunu sanırmış.Cumadan cumaya camiye gelirmiş. Caminin yakınında, etrafı sağlam taş duvarlarla çevrili, içinde çok çeşitli meyve ağaçları olan büyük bir bahçe içinde, üç katlı kocaman bir evi varmış.Süslü ve pahal

Bir Fil Daha İsteriz

Timur, bir gün fillerinden birini Nasrettin Hoca’nın köyüne gönderir. File iyi bakılmasını emreder.Fil, köylülerin tarla ve bahçelerine girer. Her şeyi yiyip bitirir. Köylüler ne yapacaklarını şaşırırlar.– Bu koca fil yüzünden her şeyimiz mahvoldu. Ne yapsak da ondan kurtulsak, diye düşünmeye başlarlar.Sonunda

Mektup Aceleye Gelmiş

Akşehir’in zenginlerinden birinin düğünü yapılır.Düğünde tatlılar, börekler, çok güzel yemeklerle sofra kurulur.Telaştan, Hoca’yı düğüne çağırmayı unuturlar.Nasrettin Hoca ” Ne yapsam şu düğüne gitsem.” diye düşünür.Birden aklına bir fikir gelir. Hemen boş bir kağıdı zarfın içine koyar.Koşara

Ayakkabıcının Elfler’e Hediyesi

Bir zamanlar bir ayakkabıcıyla karısı varmış. Ayakkabıcı geçimini yeni ayakkabılar yapıp pazarda satarak sağlıyormuş. Çok çalışmasına rağmen işini sürdürecek kadar para kazanamıyormuş. Zorlukla ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlarmış. En nihayetinde ayakkabıcının yeni ayakkabılar yapmak için deri satın alamadı

Midasin Dokunuşu

Bu kral Midas’ın hikayesi. Bundan yüzyıllar önce güzel bir krallık varmış. Bu krallık Midas adlı bir kral tarafından yönetiliyormuş. Dediklerine göre Midas’ın o kadar çok altını varmış ki koca bir şehri satın alabilirmiş. Midas altınlarını çok seviyormuş ama hiç kimse onun sahip olduğu altınları görmemiş. Krall