Kısa Hikayeler

Öteki Kapıdan Çıkmıştır

Canı çok sıkılan Hoca, evine giderken komşularıyla karşılaşır.– Hoca’m, biz de seni ziyarete geliyorduk. Birer kahve içip biraz sohbet edelim diyorduk, deyince Hoca istemeyerek kabul eder.Birlikte Hoca’nın evinin önüne kadar gelirler.Hoca: – Siz burada biraz bekleyin, diyerek içeri girer.Karısına, – Hatun, sen şu

Mektup Aceleye Gelmiş

Akşehir’in zenginlerinden birinin düğünü yapılır.Düğünde tatlılar, börekler, çok güzel yemeklerle sofra kurulur.Telaştan, Hoca’yı düğüne çağırmayı unuturlar.Nasrettin Hoca ” Ne yapsam şu düğüne gitsem.” diye düşünür.Birden aklına bir fikir gelir. Hemen boş bir kağıdı zarfın içine koyar.Koşara

Parayı Kim verecek

Arkadaşları Küçük Nasrettin’e bir oyun oynamak isterler.– Nasrettin, biz hamama gidip yumurta yapacağız.Bizimle gelmek ister misin, deyinceküçük Nasrettin arkadaşlarının yine bir şeyler planladıklarını anlar.– Tabii gelirim, der.Böylece bütün çocuklar hamama giderler.Çocuklar gizledikleri yumurtaların üzeri

Yağmurdan Kaçıyorum

Yağmurlu günde Hoca pencerenin kenarında otururken.Yağmurda ıslanmamak için kaçan bir komşusunu görür.Pencereyi açarak, – Çok yazık, sana hiç yakıştıramadım.İnsan hiç Allah’ın rahmetinden kaçar mı, diye seslenir.Onu duyan adam utanarak yavaş yavaş yürümeye başlar.Tepeden tırnağa kadar ıslanır.başka g

Ben Sözümden Dönmem

Bir gün Hoca’ya bir komşusu sorar.– Hoca’m, sen kaç yaşındasın?Hoca ak sakallarını sıvazlar.– Kırk yaşındayım.Komşusu hemen itiraz eder.– Nasıl olur Hoca’m?On yıl önce de aynı şeyi söylemiştiniz,deyince Hoca gülümser.– Bak komşum sözünden dönmek bize yakışmaz.Sen bu soruyu on yıl sonra y

Ya Tutarsa

Bir gün Nasrettin Hoca göl kenarında gider.Elinde de bir kase yoğurt vardır.Hoca, yoğurdu kaşık kaşık göle boşaltmaya başlar.Bu sırada onu gören biri şaşırarak,– Hoca ne yapıyorsun, diye sorar.Hoca gülerek,– Görmüyor musun göle yoğurt mayalıyorum, der.Adam, Hoca’nın delirdiğini düşünür.– Vah,

Kazanın Üzerindeki Büyü

Bu öykü bir çiftçi ile onun sihirli kazanı hakkında! Uzak bir köyde, Rama adında bir çiftçi yaşarmış. Rama iyi ve bilge bir adammış. Birkaç dönümlük tarlası varmış. Gerçi iyi bir çiftçiymiş, ama tarlası hiç ürün vermezmiş. Başka çiftçiler tohum ekip hasat yaparmış, Rama ise çapalar, çapalar ama tarlası hep ço

Parayı Veren Düdüğü Çalar

Nasrettin Hoca‘nın pazara gideceğini duyan çocuklar çevresine toplanırlar.– Hoca, bana düdük al!– Bana da, bana da!-Ben de düdük isterim!– Bir tane de bana!Ama çocuklardan sadece biri Nasrettin Hoca’ya düdük parası verir. Akşama doğru Hoca pazardan döner. Çocuklar sevinçle düdüklerini isterler. Nasrettin Hoca