Ezop Masalları

Tarla Kuşu ile Yavruları

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak ülkelerinden bir tarla kuşu varmış. Bu tarla kulu buğdaylar henüz yeşerirken kendisine bir yuva yapmış. Her gün birer yumurta yapıp üzerine yatarmış. Bir müddet geçtikten sonra yumurtaları çatlamış, yavruları yumurtadan çıkmış. Yavruların kanatları çıktığı halde uçmayı öğrenememiş

Boynuzlar mı? Bacaklar mı?

Uzaklarda bir ormanda gezmeye çıkan geyik, susuzluktan dili damağı birbirine yapışmış. Çok geçmeden dere kenarına gelmiş. Derenin berrak suyundan kana kana içmeye başlamış. Suyunu içtikten sonra tam dere başından ayrılacakken birde suyun üstünde yansımasını görmüş. Aman Allahım, ne güzel boynuzlarım varmış, çatal g

Tilki ile Üzümler

Bir atasözü var; ‘Tilki erişemediği üzüme koruk dermiş.’ Bu atasözünden daha uzun olan bir masalımız var. Haydi hep beraber tilkiyle üzümler masalını okuyalım.. Açlıktan ölmek üzere olan bir tilki, asmalarında üzümü bol olan bir bağa gizlice girmiş; üzümler öyle güzel görünüyorlarmış ki tilkinin ağzının

Çiftçi ile Kartal

Av sezonunun açılmasıyla avcılar ava çıkmışlar. İlk iş olarak ormanda bir tuzak kurmuşlar. Kartalın biri de avcıların kurduğu bu tuzağa yakalanmış. Ne yapmış ne etmişse tuzaktan bir türlü çıkamamış. Oradan bir çiftçi geçiyormuş, kartalın o güzelliğine, gözlerinin o bakışına dayanamamış, kurtarıp azat etmiş.

Öfkeli Aslan

Günlerden bir gün aslan öfkelenmiş. Ağzından köpükler saça saça her yana, herkese saldırmış. Bu durumu gören deve: – Ah, başımıza gelenler ah! diye dövünmüş, dizlerine vurmuş. Bu aslan aklı başındayken yapmadığını bırakmadı. Şimdi kudurdu ya, kim bilir neler neler yapacak bize! Kötülük yapanlar güçlendik

Fitneci Aslan

Ormanların birinde fitneci bir aslan yaşarmış. Fitneci aslan ormanda aç aç gezerken çayırdaki üç ineği gözüne kestirmiş: Kestirmiş ya, üçünden korkmuş. “Ben birini parçalarken öbür ikisi bir olur, hakkımdan gelirler sonra.” diye düşünmüş. “En iyisi,” demiş, “Bunları ben birbirlerinden ayırayım, teker

Ay Çeşmesi

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bin bir çeşit canlının ve rengin yaşadığı büyük bir orman varmış. Gel zaman, git zaman bu büyük ormanda kuraklık baş göstermiş. Hayvanlar susuz kalmış, ölümle burun buruna gelmişler. Ormandaki bütün dereler kurumuş, kuyuların suyu bitmiş, bitkiler sa

Kartal, Kedi ve Domuz

Günlerden bir gün, bir kartal yuvasını yaşlı bir meşe ağacının tepesine yapmıştı. Bir yaban kedisi de bu ağacın ortasındaki bir kovukta yaşıyordu. Yerde ise domuz yavrularıyla birlikte mutlu bir şekilde yaşıyordu. Yaban kedisinin hainliği olmasaydı belki her şey daha güzel olabilirdi. Fakat yaban kedisi hainlik peşindeydi