Resim Yok
Hz Eyüp Peygamber

Hz Eyüp Peygamber

Hz Eyyub, İshak Peygamberin soyundandır. Şam civarındaki insanlara peygamber olarak gönderilmiştir. Eyyub peygamber önceleri çok zengin biriydi. Dedesi Hz İshak’ın duası, bereketi ile bir çok çocukları; sürüyle hayvanları, bağları ve bahçeleri olmuştu. Bunca zenginlik Hz Eyyub’a hiç bir gaflet vermiyordu. Servetinin çokluğundan dolayı ne kibirleniyor, ne de şımarıyordu.

Allah’a ibadetine ve insanları doğru yola çağırmasına devam ediyordu. Cenab-ı Hak Hz. Eyyub’u sabır ve teslimiyeti bütün insanlara örnek göstermek istiyordu. Bu sebeple onu büyük bir imtihana çekti. Verdiği çoluk çocuk, bağ ve bahçe gibi bütün nimet zenginliğini geri aldı. Hz Eyyub’ta ne telaş, ne de üzüntü ve şikayet vardı. Olanlar karşısında sabrını bozmuyordu. İnsanlar bunun bu sabrına şaşırıyorlardı.

Eyyub Peygamberin sadece zenginliğinin gitmesiyle kalmadı. Allah ona ayrıca bir hastalık verdi. Bundan sonra Hz Eyyub yataktan kalkamaz ve iş yapamaz oldu.

Hz Eyyubun hanımı da kendisi gibi çileli ve sabırlıydı. Kocasına hastalığından dolayı hiç bir sıkıntı ve usanç duymadan bakıyor, büyük bir özenle şefkatle hizmet ediyordu. Hz eyyub’la hanımı, insanlardan uzak bir kulübeye çekilmişlerdi.

Sabır ve şükür içinde hayatlarını orda devam ettiriyorlardı. Hz Eyyub’un hastalığı kendisine büyük bir sancı ve ızdırap veriyordu. Aynı zamanda da tehlikeli bir hastalıktı. Bu yüzden akraba ve şu dostlarından kimse yanına uğramaz olmuştu.

Geçimlerini evin hanımı el işi yaparak kazandığı parayla sağlıyordu. Eyyub Peygamberin hastalığı her geçen gün artıyor, şiddetleniyordu. Dili ve kalbi hariç bütün vücudu hastalıkla kaplıydı. Fakat bu durumda bile o en ufak bir şikayette bulunmuyordu. Çektiği hastalığın büyük sevaplarını düşünüyordu.

Allah’ın rızasını aklına getiriyor, sabır ve dayanmak için kendisinde taze bir güç buluyodu. Aradan uzun seneler geçti, hastalığında en ufak bir iyileşme işareti görünmeyen Hz Eyyub’un sabrında da hiç bir azalma olmamıştı.

Sanki hastalığı artıkça sabır ve direnme gücü artıyordu. Şeytan Hz Eyyub’a sık sık geliyor, onu şükürden şikayet durumuna düşürmeye çalışıyordu. Çektiği hastalıktan dolayı Hz Eyyub”un sabrını azaltamayacağını anlayınca, daha sinsi bir vesveseye başvurmuştu.

Hz Eyyub’un hastalığını fırsat bilip, bütün insanları kendi peşinden sürüklediğini söylüyordu. Hz Eyyub’un akrabalarını, dostlarını ve komşularını doğru yoldan çıkarttığını belirtiyordu.

Şeytanın bu telkinleri gerçekten Hz Eyyub’a hastalığından çok daha ağır geliyordu, büyük bir üzüntü ve ızdırap veriyordu. Hz Eyyub şeytanın bu tür vesveselerine karşı Allah’a sığındı.

Kendisinin sabrını artırmasını istedi. Cenab-ı Hak onun bu dileğini yerine getirdi. Ona yeniden sabır ve dayanma gücü verdi. Artık hastalık gibi şeytanın vesveseleri de Hz Eyubu‘n sabrını taşırmıyor, tahammül gücünü aşamıyordu.