Resim Yok
Gözlerini Oğluna Veren Fedakar Anne

Gözlerini Oğluna Veren Fedakar Anne

Annemin sadece bir gözü vardı öteki gözü çukurdu yani yeri boştu devamlı sarı ince su akardı bu haliyle gören çocukların çığlık atışlarına çok şahit oldum onun bu çirkin görünüşünden nefret ediyordum çünkü bu durum beni arkadaşlarımın yanında iken utandırıyordu babam ben küçükken bir kazada ölmüş ailemizi geçindirmek anneme kalmıştı bunun için evlere temizliğe gidiyordu ilkokulda iken beslenme çantamı unutarak okula gittim annem bana kurabiye getirdi sanki yerin dibine girmiştim keşke aç kalsaydım da onu mektepte görmeseydim bunu bana nasıl yapabilirdi onu görmezden geldim ona nefretle bakarak oradan kaçtım ertesi gün sınıfta bir arkadaşım bana

-senin annenin sadece bir gözü var diğeri ne biçim dedi çocuklarda bu lafa gülmüşlerdi o anda yerin dibine girmek ve annemi ortadan kaybolmasını çok istemiştim bu yüzden o akşam eve gidince beni gülünç durma düşüreceğine öldürseydin daha iyiydi öfkelendim annem bir şey demedi sadece yaş dolan gözü ile bana baktı ve sessizce uzaklaştı ve gitti dediklerim hakkında bir saniye bile düşünmemiştim çünkü çok kızmıştım onun iç dünyası ise beni hiç alakadar etmiyordu aradan seneler geçti tek başıma çok çalıştım kendime yeter oldum sonunda İstanbul’a okula gittim iyi  bir tahsil yaptım iyi iş yaptım ve sonra evlendim birikimime

borç ekleyerek kendime ev aldım daha sonra çocuklarım oldu ve hayatımdan gayet memnundum beni her zaman utandırsan annemi unutmuştum nerden bulmuş nasıl etmiş bir gün annem bizi ziyarete geldi öyle ya kaç senedir biricik oğlunu görmeye gelmişti zil çalınca çocuklarım kapıya koşuştu ve kapı tek gözlü kadını görünce korktular ve güldüler bu arada bende gelmiştim bu gelen yabancı değil babaanneniz diyemedim içeri girmesine izin verdim lakin ama tepemde attı ilk fırsatta ona

– evime böyle acayip kılıkta gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin buradan uzaklaş hemen git dedim bu sert çıkışıma tek gözüne seller akıtan annem kısık bir sesle
-kusura bakmayın ben yanlış adrese geldim galiba dedi ve çıktı gitti öyle  şartlanmıştım ki hiç aldırmıyordum aradan uzun bir zaman geçmişti bir gün memleketten mezunlar toplantısı için mektup aldım eşime iş seyahatine gidiyorum bahanesi ile doğduğum şehre gittim mezunlar toplantısından sonra birden aklıma düştü sadece meraktan eski evime gittim eski komşulara sorduğumda annemin öldüğünü söylediler

önce biraz sevinç duyar gibi oldum ama içimde bir burukluk hissetim ben şaşkınca beklerken bana verilsin diye annemin bir mektup bıraktığını söylediler ve acele ile açıp okumaya başladım

“ey sevgili biricik oğlum canım evladım her yerde her zaman hep seni düşündüm senin için ağladım senin için güldüm uzaktan yakından hep takip ettim dişimden tırnağımdan artırdıklarımı ve bütün kazandıklarımı sana gönderdim belki burs diye eline geçmiştir olsun sana ulaştı ve ihtiyaçlarını giderdin ya o da yeter anne yüreği hasretle kıvranıyordum ne edip ettim adresini buldum İstanbul’a geldim çocuklarını korkuttuğum için çok üzüldüm mezunlar gününe çağırıldığını duydum

ve geleceksin diye çok sevindim hasretle bekledim seni görmek için yataktan  kalkabilir miyim diye düşündüm. Seni büyütürken tek gözlü bir utanç kaynağı olduğum için çok üzüldüm biliyor musun oğlum sen küçükken babanla bir kaza geçirdin baban öldü ama sen bir gözünü kaybetmiştin bir anne olarak tek gözle büyümene dayanamadım babandan kalan tek tarlayı satarak ameliyat masraflarına yatırdım işte şimdi o yeri boş olan gözüm var ya onu sana vermiştim o gözde biricik oğlum görüyor ya

diye çok mutlu oluyordum anne yüreği ya oğul sana sen benim gözümle görüyorsun diyemedim başarılarından  dolayı seninle gurur duyuyordum bu bana yetiyordu her şeye rağmen sen benim oğlumsun ben gülmesem de sen huzurlu ol sen evlatlarınla rahat et o bana yeter oğlum bu mektubu okuduktan sonra kavi ol eskisi gibi dik dur sakın üzülme sen üzülürsen ben daha kötü olurum senin mutlu olman huzurla yaşaman benim yaşamam demektir. Ben annelik hakkımı canı gönülden helal ettim gönlün ferah olsun yavrum bütün muhabbetlerim ile gözlerimden öperim o koklayamadığım torunlarımın da annen.