Uzun Çocuk Masalları

Aslan ile Fare

Yoksul fare koca ormanda hep korku içinde yaşarmış. Tilkiden korkar, kurttan ödü kopar, en çok da yaban kedisini görünce dehşete düşermiş. Bırakın bu yabani hayvanları, çevresinde bir dal çıtırdasa yüreği ağzına gelir, korkudan bayılacak gibi olurmuş.Fare artık bu korkuya dayanamayacağını anlayınca ormanın kralı

Ay Çeşmesi

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bin bir çeşit canlının ve rengin yaşadığı büyük bir orman varmış. Gel zaman, git zaman bu büyük ormanda kuraklık baş göstermiş. Hayvanlar susuz kalmış, ölümle burun buruna gelmişler.Ormandaki bütün dereler kurumuş, kuyuların suyu bitmiş, bitkiler sa

Serçe ile Dört Yavrusu

Bir varmış, bir yokmuş; bir anne serçe ve onun dört tane birbirinden şirin yavrusu varmış. Serçe, sıcak yaz aylarında yuvasında yavrularını büyütüyormuş. Gündüzleri yavruları için yem topluyor, gün boyu birkaç kez yuvaya dönüp küçükleri besliyormuş. Her geçen gün yavrularının büyüdüğünü, güçlendiğini gör

Tilki ile Kirpi

Bir zamanlar, bir tilki avını afiyetle yemiş, keyifle ormanda yürümeye başlamış. Önüne bir kirpi çıkmış. Kirpiyi ömrü hayatında ilk defa gören tilki,– “Sen de kimsin?ismin nedir?” diye sormuş.Kirpi cevaplamış;“Ben kirpiyim. Peki, ya sen kimsin?”– “Ben de tilkiyim. Ormanın en kurnaz hayvanı olarak da

Kurt ile Keçi

Var idi, yok idi. Yeryüzünde bir keçi ile bir koyun var idi. İkisi, aç oldukları için kırda dolaşıp yayılmaya çıktılar. Bir kurda rastladılar. Korkup, durdular.Kurt:– Koyun kardeş seni yiyeceğim, dedi. Bunun üzerine koyun kurda:– Önünde hazır durmuşum, istersen ye beni. Ancak senden bir ricam var: Beni şimdi yem

Tilki ile Leylek

Tilki ile leyleğin dostluğunu bilmeyeniniz yoktur. Tilki ile Leylek Masalı, bunun en farklı örneklerinden biri.Çok uzak bir ormanın derinliklerinde, birbirine komşuluk eden tilki ve leylek yaşarmış. Görenler, onların ne kadar iyi komşu olduklarını söylemeden, bu komşuluklarını herkese örnek göstermeden edemezlermiş. Tilk

Uçan Sandık

Bir zamanlar bir tüccar var mış; öyle zengin, öyle zenginmiş ki, istese bütün caddeleri, sokakları gümüş paralarla kaplatabilirmiş. Ama böyle bir şey yapmamış tabii; parasını nerede kullanacağını gayet iyi bilirmiş çünkü. Cebinden bir kuruş çıkarsa, mutlaka iki kuruş kazanırmış karşılığında. Evet, bu adam akıl

Papatya Masalı

Yıllardan bir yıl ama hangi yıl unuttum kış uzadıkça uzamış. Çocuklar burunlarını cama dayamış, ağaçlarda yaprak, yerlerde papatya çiçekleri, havada kuş görebilmek için her yere bakıp durmuşlar. Ama ‘buvv’ diye esen rüzgardan, bembeyaz kardan başka birşey görememişler. Toprağın altında da ilkbaharı bekleyen çiç