Resim Yok
Çobanın Dillere Destan Takvası Ve Kulluk Şuuru

Çobanın Dillere Destan Takvası Ve Kulluk Şuuru

Abdullah İbni Ömer arkadaşlarıyla birlikte Medine civarında bir yere

çıkmıştı. Onun için bir sofra kurdular. Bu sırada yanlarına bir koyun çobanı uğradı  ve selam verdi. Abdullah İbni Ömer, gel ey çoban, sofraya buyur.

Çoban ben oruçluyum cevabını verdi. Abdullah İbni Ömer bu şiddetli sıcakta oruç mu tutuyorsun, bir de bu halde koyun güdüyorsun dedi. Daha sonra çobanın kalbi seviyesini anlamak için şu sürüden bize koyun satsa.

Parasını sana ödesek, etinden de iftar yapacağın kadarını da sana versek olmaz mı teklifinde bulundu. Çoban sürü benim değil bu koyun efendimindir cevabını verdi.

Abdullah İbni Ömer yine çobanı denemek için kayboldu dersin, efendin nerden bilecek ki diyince çoban ondan yüzünü çevirdi ve parmağını semaya kaldırarak, Allah nerede dedi.

Abdullah ibni Ömer çobanın bu takva ve ihsan şuurundan çok duygulandı. Bu düşünceler içinde bir müddet kendi kendine. Çoban dedi ki Allah nerede diyip durdu.

Medine’ye vardığında da ilk iş olarak çobanın efendisine bir elçi gönderip, sürüyü ve çobanı satın aldı.

Çobanı azat ettikten sonra sürüyü de ona bağışladı