Resim Yok
Ağzında Güller Saçan Kız

Ağzında Güller Saçan Kız

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde yemyeşil bir ormanın içinde güzel bir köy varmış. Kuşları cıvıl cıvılmış. İnsanları çalışkanmış. Herkes oraya “Yeşil Köy” dermiş.

Bu güzel köyde Eylül ile Nisan adında iki kız yaşarmış. Eylül çok iyi kalpli, tatlı dilli, güler yüzlüymüş. Nisan ise kıskanç ve kötü kalpliymiş. Bir gün Eylül ün annesi Ona:

– Kızım, çeşmeye git de su getiriver. Yemek yapalım, demiş.

O zamanlar evlerde musluk yokmuş. İnsanlar su ihtiyaçlarını yakınlarında bulunun çeşmelerden karşılarmış.

Eylül testiyi almış. Yola koyulmuş. Çeşmeye vardığında ihtiyar bir kadınla karşılaşmış. İhtiyar kadın Eylül’den bir bardak su istemiş.

– Güzel kızım. Şu yaşlı anacığına bir bardak su ver, demiş.

– Tabi teyzeciğim, demiş Eylül.

Gelenler rahat içsin diye çeşme başlarında bir bardak bulunurmuş. Eylül hemen suyu doldurup vermiş. Nine çok mutlu olmuş. Ona dualar etmiş.

– Sen ne kadar iyi kalpli bir kızsın. Bundan böyle konuşurken ağzından menekşeler, güller, altınlar, elmaslar saçılsın, demiş. Sonra da birden bire gözden kaybolmuş.

Eylül testisini doldurup eve gelmiş. Olanı biteni anlatmış. Anlatırken de ağzından çiçekler, altınlar, elmaslar dökülüyormuş.

Eylül çok cömert olduğundan altınlardan, elmaslardan köydeki fakirlere dağıtıyormuş. Nisan Eylül’ün bu halini görünce çok kıskanmış.

Eline de bir testi alıp, çeşme başına gitmiş. Orada ihtiyar kadını beklemeye başlamış.

Nine biraz sonra çeşme başına gelmiş. Bu sefer de Nisan’dan bir bardak su istemiş.

– Kendi suyunu kendin al. Sana bir yudum su vermem, demiş.

– Ben yaşlıyım. Üstelik de hastayım. Ne olur bir bardak su versen, demiş kadın. Su vermek sevaptır.

– Veremem, demiş Nisan. Elbisem ıslanır. Sen onu bırak da, ağzımdan nasıl el maslar, inciler dökülür onu anlat.

– Madem bu kadar kötü kalplisin, bundan sonra konuşurken ağzından kötü kokular yayılsın, demiş nine.

Sonra da ortadan kaybolmuş. Bu ihtiyar kadın meğer bir periymiş. Nisan çok şaşırmış. Hemen köyüne dönmüş. Ağzını açtığında kötü kokular yayılmaya başlamış.

Hatasını anlayana kadar da bu böyle devam etmiş. Tüm bu olanlar Padişahın kulağına gitmiş. Eylül’ü saraya çağıran Padişah oğlunu onunla evlendirmiş.

Tatlı diliyle herkese örnek olmuş. İyi kalpli Eylül ve ailesi uzun yıllar mutlu yaşamış.